İş & Hayat Tahterevallisi

İş ve hayat, terazide dengelenmek zorundaymış gibi söylemler duyuyorum. Az biraz fenomen, başarılı bir iş kadını görmeye duralım hemen ilk soru “iş-hayat dengesini nasıl kuruyorsunuz?” 

Sanki iş aslında hayatımız değilmiş. O başka bir boyutmuş da, gün içinde bir boyuttan diğerine yolculuk yapıyormuşuz gibi. Fantastik bir soru.

Önceden, farikada üretim hattında çalışan bizlerin eve iş getirmesi düşünülemezdi. Charlie'nin Çikolata Fabrikasındaki Mr. Bucket’ı hatırlayın. Diş macunu fabrikasında işçidir ve tüplerin kapağını itina ile kapatır. Akşam yetiştiremediği tüpleri eve getirip devam ettiğini düşünsenize.Yok öyle bi şey.

Bizler de beyaz yakalı işçiler olarak bilgisayarımızın içindeki alet edevatla bize gelen konuların kapağını kapatıp bizden sonrakinin işlemesi için geri banda koyuyoruz. Kısacası mail cevaplıyoruz. Tek farkı kapağını kapatmayı yetiştiremediğimiz her meseleyi pek rahatlıkla eve getiriyoruz.

Hangi anne baba istemez; çocuk okuldan gelsin ama merak etmeye devam etsin. Olmaz ama mesela çocuk tarih dersinden gelmiş ve evde hala “Avrupa’da Rönesans olurken, Osmanlı'da, Çin'de ve Hindistan’da neler oluyordu acaba ” diye sorgulamaya devam etsin.

O zaman eşinin “Ya şu bizim ekipteki Hilmi var ya geçen müşteriye gidiyorum demiş ama gitmemiş” sorusu eve iş getirme midir? Yoksa liderlik dersinde öğrendiklerinin uygulamasını yapmak için güzel bir alan mıdır? 

İşimizin heyecanı kaçmış bizi meraklandırmıyorsa onu hayatımıza katmayı tabiki istemeyiz. Aksine, nasıl olurda terazinin diğer kefesine koyarım  diye fantastik ölçümlemeler ve dengelemeler yaparız. 

Hayatla işimi dengelemek değil, işimi hayata katmaktır dileğim!  



Asena DiricanComment