Geleceği Görüyorum

Ben yedi, kardeşim beş yaşındaydı. Bir oyun sırasında, tamamen zevzeklikten, onu belinden kaldırıp hemen yandaki boş olduğunu düşündüğüm saksının içerisine ayaklarından oturtmak istedim. Meğer saksının icerisinde cam kırıkları varmış. Ayakları bileğinden aşağıya kan revan içinde kaldı. Annemler hemen kardeşimi alıp hastaneye koşuşturdu...

Kardeşimin ilk çığlığıyla, ah dedim biliyordum orada cam olduğunu, bile bile ona bunu yaptım. Ben zorbayım. 

Aşağıda yazılı gerçeği farkedene kadar hep kendimi suçladım.

ı.PNG

Birazdan neler olacağını söyleyebilirim. Bu kelimeleri okuyacaksın! Tahmin etmek zor değil. Çay içiyorsan bir yudum daha alacaksın. Yürüyorsan bir adım daha. 

Uzak geleceğin tahmin edilemez olması bizi hayata bağlayan neden. Bir kaç dakika sonramız ise tahmin edilebilir. Hatta öngörülemez olması hayattan soğutur.

Beyin, üç saniye sonra olabileceklerin haricinde olanları,  öngörülenler hanesine yanlışlıkla depolayabilir. Aslında tahmin edilemeyen, bilinmeyen bir durum olmuştur ancak beynin alışkanlığından ötürü onu sanki biliyormuş gibi hissettirir! 

Ben oradaki cam kırıklarından tabiki habersizdim; ancak beynim bunu sanki öngörmüşüm gibi yanlış depolamıştı!

"Ben bunu sezmiştim" dediğin olmuş muydu? Şimdi bi daha düşün, belki de beynin hatalı depolama yaptı. 

 

 

Asena DiricanComment