Taş - Kağıt - Makas

Bazen sen kağıt olursun. Üzerinde kalemin  gezmesine izin veren bir kağıt. Ya da bir aile fotoğrafının  tüm renkleriyle basılı olduğu. Ya da pastel karalamalarına müsaade eden  bir çocuğun. Ya da bir türlü büyümemiş o erkeğin katlayıp hayalleriyle havalandırmaya hazır uçağı gibi.

Ama o makastır. Ve makas kağıdı keser. Kesmek ansızın. Ortandan ikiye de kesmez. Öyle bir keser ki geriye anlamsız  parçalar kalır. Geriye okunmuş kitaplar, uğraşılmış çözülememiş sorular ya da sadece bir yaprak kalır. 

Bazen sen makas olursun yeni başlangıçların açılışında kurdeleyi kesen bir makas. Ya da  genç kızın aynaya yansıyan saçlarına şekil veren makas. Ya da çok yukarılara kaldırılmış uslu, sadece yetişkinlerin ulaşabileceği bir makas. Çakının içinde göreve çağrılmayı bekleyen makas gibi.

Ama o taştır. Ve taş makası ezer. Ezmek birdenbire. Ezerken tek bir parçanın bile sağlam kalmadığına emin olur.  Taş hiç bir zaman törenleri sevmemiştir. Taş için her başlangıç bitişin habercisdir. Taş için görüntü gözün yanılmasından ibarettir . En güvendiğin yola taş koyar. Yüreklerin yapı maddesini oluşturur çoğu zaman.

Bazen sen taş olursun. Sapasağlam. Dünya ilk var olduğundan beri varmışcaşına. Gururla. Taş olursun 7 tane üst üste bir çocuk eğlencesinde. Ya da bir kadının parmağında pırlanta Taş olursun üzerinden geçip giden akşam dalgalarının arkasından bazen mırıltıyla bazen bağıra  çağıra şarkı söyleyen.

Ama o kağıttır. Ve kağıt taşı sarar. Sarmak aniden. Aleyhine delil olarak kullanılabilecek bir kağıt. Ya da  3. sayfa haberlerinin basıldığı bir kağıt. Daha az önce canına kıyılmış bir ağaçtan arta kalan bir kağıt. Buruşturulup çöpü boylayan.

Asena DiricanComment