Hemşerim Memleket Nere?

Üniversitenin ilk yıllarında kızlar yurdunun daracık odalarında daha ilk dakikadan kader birliği içinde olduğunuz harika arkadaşlar edinirsiniz! Nasıl ki hayatta annenizi kardeşinizi seçemiyorsanız bu odalarda da, 6 kişiyi hayatın rastgelelik kuralı doğrultusunda tanırsınız.

Her fırsatını bulup annemlerin yanına geldiğimde güzel kahvaltı sofralarında ilk onlardan bahsederdim aileme. Ağzım dolu dolu durmadan anlatırdım. Esra böyle, Ülkü şöyle. Onlar sayesinde özlem azalır, onlar sayesinde daracık yurt odası “evim” olurd .

Babamın ilk sorusu ise hiç değişmez  “Arkadaşın nereli?” .

Ben de her seferinde şaşırırdım bu soruya. Onlarca şey konuşmuş olurduk. İlk okulda hala altına yaptığını biliyordum ya da hoşlandığı çocuğa “yanlışlıkla” attığı mesajları ama nereli olduğunu sormamıştım. Diyelim ki sordum o da söyledi. Benim bu datayı süzecek bilgi havuzum yoktu ki. Data anlamsız hale geliyor. Evet İstatistik mezunuyum.

Babama cevabım hep şöyle olurdu;

-Ya baba ne yapacaksın memleketini ama okuduğu bölümü biliyorum; Biyoloji, Matematik…

Sonra ben büyüdüm. 6 kişilik odada Alice’in büyüten iksirli kurabiyesini yemiş gibi kolum bacağım pencerelerden kapılardan taşmaya başladı. Artık bir işim vardı. Tek başıma eve çıktım.

Tanıştığım herkese tıpkı babamın "Memleket nere"? diye sorması gibi ben de "Nerede çalışıyorsun?" diye soruyordum.

Tabi ki doğduğu, annesinin babasının yaşadığı topraklar beni zerre kadar ilgilendirmiyordu. Benim için önemli olan onun bu 30-40 yıllık hayatında hangi okula gidip çalışmak için hangi firmayı seçtiği idi.

Ona göre karşımdakinin kişilik analizini ucuz moda dergilerindeki karakter testleri gibi bir çırpıda yapabiliyordum.

Şimdilerde, 10 yılın ardından bu sorunun soğukluğundan sıkıldım. Bu soru sorulduğunda muhabbetin üç adım öteye gidemediğini gördüm.

Şu anki favori sorum ;

Seni bu günlerde ne heyecanlandırıyor?

Sen de dene! Muhabbetin ucu bucağı görünmüyor. Karşındakini geçmişine ya da gelecekteki potansiyeline göre değil de, o anki heyecanına göre tanımak… Çok kapılar açacak. 

Tam da bu yazıyı okumaya ihtiyacı olan bir arkadaşın varsa üşenme paylaş lütfen. Paylaştıkça büyür,paylaştıkça çoğalırız!
Asena Dirican1 Comment