Parmak Ucumda ilham

Çemberimizin ilk buluşmasında

- Judith* bezelye ayıklamak için toplanıyoruz dese sorgulamadan gelirim. Hele ki İlham çemberi ise bir dakika bile düşünmem  demişti bir katılımcı.

Hislerime tercüman olan bu ifadenin bendeki yankısı ise şöyleydi.

-İlham çemberi mi? O ne? Judith varsa ben de varım.

Ne olduğunu tam bilmeden atladığım 12 haftalık serüvende her Çarşamba akşamı Judith liderliğinde on kadın buluştuk. Çemberi açarken niyetimizi ortaya koyduk. Kapanışta da cebimize koyduklarımızı paylaştık. Tam bir sır küpüydük.

Çoğu defa
-ya sen nereye gidiyorsun öyle, çember de ne yapıyorsun?  sorularına

-Patates baskı diye cevap vermek durumda kalıyordum. Dışarıdan bakıidığında on kadın buluşup patates baskı, defter veya mumluk yapmaktan öteye giden bir aksiyomuz yoktu.

Ancak o anlatamadığım birlikte olmanın rahatlatma hissi, paylaştıkça büyümek, paylaştıkça çoğalmanın ve hem bir hem de çok olmanın hissiydi. Anlatamıyordum ama bana olan etkisi gözle görünür derecedeydi. Annem

-Sen de bir değişiklik var. Bir ferahlık var üzerinde dedi daha altıncı haftadanın sonunda.

Judith’in büyüsü elbette üzerimizdeydi ancak bir olmak, birlikte bir şeyler yapmak sanıyorum bu büyüyü kalıcı kıldı. Üzerinden iki ay geçmesine rağmen Çarşamba akşamları hala o güzel kadınları özlüyorum.

Sen de içindeki ilhama bir seslen. Onunla bir kahve iç. Daha güzeli hemen bir arkadaşını çağır birlikte üretin! Ne olursa boyama yapın, hulahop çevirin... Havalı değil ilhamlı günler dilerim!  

*Judith Liberman

Asena DiricanComment