Uzakta - Ülkede 

Arafta olanlarla bir sohbet.

Gitme diyenim yoktu. Herkes ayakta alkışlıyordu. “Benim fırsatım olsa ben de giderim abi, ne iyi ettin” diye omzuma dokunuyordu. Hoş gitme diyeni duyacak kulakta yoktu bende. Macera diyordum.

Gider gitmez gözlerim erkanlarda, hiç olmadığı kadar haberdar olmak istiyordum. Bir haber arıyordum

“Sen  gittiğin için eksildik ya da gittiğin için tam olduk” gibi. Ama haberler birebir aynı. Aynı. 

Her tatilde ülkeye geri gelmek istiyorum halbuki eskiden her tatilde bir başka ülke gezerdim. Kendi ülkemde  turist olmak istiyorum, lokalin tadına varmak. Tatilde ilk iki gün acaba uzaklara gitmese miydim? diyorum. Ülke bir tatlı geliyor. Üçüncü gün illa iyi ki gitmişim dedirtecek bir duruma düşüyorum.

Geride bıraktığım tel örgü değil. Geride bıraktığım, sokakta duyduğum bir mırıltıyı anlamak, bir kediyi okşamak ve ya “yok ya bi şeyim iyileşiyorum merak etmeyin” demek.

 Anlatmaktan yoruluyorum uzakta.
Ben hiç camiye dahi girmedim hayatımda. Bir okul gezisinde bile.
Yok ben ortalaması ilk okul eğitimi olan bir ülkedenim ama işte yüksek lisans yaptım.
Ben  kadınım ama erkeklerin yanında gülebiliyorum yok canım yalnızca yabancı toprakta olduğum için değil ülkemde de gülüyorum. Aaa İnanmıyorsun. Dur birkaç tane arkadaş grubu fotoğrafımızda gösteriyim hatta

Ülkede  “şeftali güzel vereyim mi abla?” diyen manav bile beni uzakta kahve içtiğim Hans’dan daha iyi anlıyor ya. Halbuki benim gitmekteki umudum kendim gibilerle olmaktı. Uzakta benim gibiler, benim gibilerle olmak istemiyorlar. Yalnızlık her yerde.

Yolun açık olsun arkadaş

ulke.png
Asena DiricanComment